Kayıp Parola? Kayıt Ol

URFAHAYAT || Hayatınızı Değiştirir...

Cuma
Eyl 10
Ana Sayfa arrow Hukuk arrow PARTİ KAPATMALAR DEMOKRASİ AYIBIDIR
PARTİ KAPATMALAR DEMOKRASİ AYIBIDIR Yazdır Arkadaşına Gönder
Image
Anayasa Mahkemesinin Demokratik Toplum Partisini kapatma kararıyla Türkiye yeni bir demokrasi ve hukuk ayıbına sahne olmuştur. Bu karar Venedik kriterleri başta olmak üzere evrensel hukuk ilkelerine açıkça aykırıdır.  Siyasi parti kapatma kararları bakımından Avrupada bir rekor daha kırılmıştır. Demokrasiyi geliştirme ve evrensel hukuka katkı sunacak kararlar vermesi gereken mahkeme maalesef bir hukuk ayıbına daha imza atmış ve bu ülkede siyaset yapan ve geniş kitlelerin temsilcisi olan bir partiyi saf dışı bırakarak hukuki olmaktan çok siyasi bir karar vermiştir.          Kararda bir çok çelişki yer almaktadır. Gerekçe henüz açıklanmamışsa da  üye olup olmadığı dahi tam olarak araştırılmayan kişilerin eylem ve faaliyetleri gerekçe gösterilerek milyonlarca kişiyi temsil eden parlamenterler başta olmak üzere politikacıların politika yapmaları engellenmiş, bir anlamda bir kez daha ötekileştirilme gerçekleştirilmiştir.                   Kürt sorunu başta olmak üzere sorunların, demokratik yöntemlerle, politik kurum ve kuruluşlarca çözümünün tartışıldığı, şiddetin kınandığı ve istenmediği bir ortamda verilen bu karar ülkede gerginliği artıracaktır.  Siyasi partiler demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurları olup bir parti kapatma başka bir parti açılmasından ve insanların hukuka olan inançlarının azalmasından başka bir işe yaramayacaktır. Hukuka aykırı faaliyet ve eylem varsa bunun yaptırımı bu kadar ağır ve toplumsal gerginliği artırıcı nitelikte olmamalıdır.  Anayasa başta olmak üzere siyasi partiler yasası yeniden ele alınmalı, demokrasiden taviz verilmeden her kesimin temsili esas alınmalı ve yeni düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır.           Bütün bu demokrasi ve hukuk ayıbına rağmen kapatılan Demokratik Toplum Partisi seçmenleri başta olmak üzere toplumun tamamını sağduyuya davet eder, parti kapatma kararını demokrasi ve hukuk ayıbı gördüğümüzü bir kez daha kamuoyuyla paylaşırız.                                                                             ŞANLIURFA BAROSU
Favori olarak ekle (0) | Yazdır | Arkadaşına Gönder

Yorumlar (2)
1. Yazan memet 15-12-2009 09:10
 
 
iyiki kapatıltı
 
2. Yazan nail amudi 11-01-2010 17:04
 
 
ANAYASA MAHKEMESİ’NİN DTP’Yİ KAPATMA KARARI EVRENSEL HUKUKA UYGUN!.. 
 
 
 
EVRENSEL HUKUK DİYOR Kİ, “TERÖRLE BAĞLANTILI HER PARTİ KAPATILABİLİR!..” 
 
DTP, BDP’Yİ ZOR DURUMDA BIRAKMAK İSTEMİYORSA AİHM’YE GİTMEMELİ!..  
 
 
 
 
DTP'liler kapatma kararının ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gidiyor. Kapatma davasının gerekçeli kararının DTP'nin eski genel merkezine ulaşmasıyla birlikte AİHM'ye başvuru süreci başladı. Başvurunun bu ay içinde yapılması planlanıyor.  
 
 
Hakkâri Milletvekili Hamit Geylani'ye göre, Anayasa Mahkemesi gerekçesi "Hukuktan ve hukuk mantığından yoksun". Diyarbakır Milletvekili Gülten Kışanak ise "Gerekçeli kararın Kürt siyasal hareketine yönelik olduğunu" iddia ediyor.  
 
 
Bence ikisi de yanılıyor. Anayasa Mahkemesi’nin, DTP’nin kapatılmasına ilişkin gerekçeli kararı tam 425 sayfa! Aynı nitelikteki DEP’in kapatılmasına ilişkin karar ise 215 sayfaydı. Mahkemenin “en uzun karar”ı oldu bu. Kararın bir özelliği de gerek esasa ilişkin, gerek delillerin değerlendirilmesi konusunda hiç “karşı oy yazısı”nın bulunmamasıdır. Kararın gerekçesini ağırlıklı olarak “terör örgütüyle bağlantı” faktörü oluşturuyor, AİHM kararlarına atıflarda bulunuluyor, hatta alıntılar yapılıyor.  
 
 
 
Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında şöyle deniliyor;  
"Bir siyasi partinin, siyasi faaliyet görüntüsü altında ülkenin tamamının asayiş ve güvenliğini olumsuz yönde etkileyen, tüm bireylerin temel hak ve hürriyetlerden yararlanmalarını engelleyen veya ortadan kaldıran terör eylemlerini destekleyen, zemin hazırlayan ve meşrulaştırmaya çalışan söylem ve eylemlerde bulunması, hiçbir demokratik sistemde koruma göremez."  
"Hukuk devletine aykırı eylemlerin ilgili parti organlarınca kınanmadığı, suskun kalındığı ortamda, davalı partinin demokratik sisteme zarar vermesinin önüne geçilmesi, anayasal zorunluluk halini almıştır... Demokratik düzende, terör eylemlerine karşı siyasi duruşunu açıkça belirlemeyen, suçu ve suçluları kınamayan ve gizleyen bir partinin varlığı hoşgörüyle karşılanamaz." 
 
 
 
İspanya Yüksek Mahkemesi'nin AİHM tarafından da onaylanan Batasuna Partisi'ni kapatma kararının gerekçesi de aynıydı:  
"Demokratik düzende, terör eylemlerine karşı siyasi duruşunu açıkça belirlememek, suçu ve suçluları kınamamak..."  
 
Yani?.. Tek cümleyle, "Terörle arasına mesafe koymamak..."  
 
 
 
 
 
Hatırladınız mı? AB ülkelerinin Ankara'daki büyükelçileri DTP'lilerle her görüşmelerinde "Terör örgütüyle aranıza mesafe koyun" tavsiyesinde bulunuyorlardı. Çünkü AİHM açısından bunun parti kapatmalarının tek değilse bile en meşru gerekçe oluşturduğunu biliyorlardı. 
 
 
 
Anayasa Mahkemesi’nin karara bu kadar özen göstermesi, delillerin hayli “liberal” bir gözle ayıklanması ve AİHM kararlarına da atıflarda bulunulmasının sebebi çok açık: Evrensel hukuka uygunluk... 
 
 
 
Bu kararın AİHM’den dönmesi PKK terör örgütü lehine, onaylanması ise PKK terör örgütünün aleyhine ciddi siyasi ve hukuki sonuçlar doğuracaktır. 
 
 
 
AİHM, PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmektedir. PKK ile ilişkisi “geçerli deliller”le kanıtlanan bir partinin kapatılmasını da haklı bulacaktır. AİHM’nin örnek kararı, Herri Batasuna adlı Bask partisinin kapatılmasını onaylamış olmasıdır. 
 
 
 
DTP, eğer AİHM’ye giderse, “Terör örgütü PKK ile ilişkimiz yok” diyebilir mi?! Dese bile ikna edici olabilir mi?! 
 
 
 
DTP’nin kapatılmasını AİHM’nin onaylaması, yeni BDP’yi hem hukuken hem siyaseten sıkıntıya sokacaktır! Onun için AİHM’ye gitme konusunda DTP’liler çok iyi düşünmeliler.  
 
Nitekim, bu durumu gören çok sayıdaki DTP’li, AİMH’ye gitmeyi ‘çok riskli’ buluyor. 
 
Son olarak DTP’lilerin “ifade krizi”ne değinmek istiyorum. Avukat Aysel Tuğluk da çok iyi bilir ki, Mahkeme’nin “zorla getirme” kararı Anayasa ve yasalara uygundur! DTP’liler bu hükümlerin değişmesi için Meclis’te hiçbir önerge de vermemişlerdir! Ama şimdi mahkemeler yasaları uygulayınca “Mahkemeye gitmeyeceğiz” diyerek kitleleri tahrik ediyorlar. Halbuki Mahkeme’ye gitmek, ama ifade vermekten imtina etmek mümkündür...  
 
Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk gibi ılımlı isimler bu eğilimde... 
 
 
Fakat Emine Ayna gibi “komiser”ler, “Gitmeyeceğiz, polis gelip götürsün” diyerek ucuz ajitasyona başvurup, yine kitleleri tahrik ediyorlar.  
 
 
 
Ama farkında değiller ki, çözümün yolu ancak ılımlı ve evrensel hukuka uygun davranışlarla açılabilir. Unutmamalılar ki, gerilimi tahrik etmekle kendilerinin yollarını kapatıyorlar; hem hukuken hem siyaseten. 
 
 
 
 
Nail Amudi
 

Yorum yaz
İsim:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code

 
  • Hava Durumu
 

gazeteoku.jpg

Mekke video